Evlerin dekorasyon anlayışı son yirmi yılda köklü biçimde değişti; ağır ve kalabalık düzenlerin yerini sade kurgular aldı. Duvar rafı konusunda bugün geldiğimiz nokta, bu dönüşümün doğal bir sonucu. Değişimin nedenlerine ve bugüne yansımalarına birlikte bakalım.
Temelde, okurlardan gelen sorular genellikle ayni birkac basliga toplaniyor: sure, maliyet, dayaniklilik ve uyum. Duvar rafı ile ilgili bu sorularin net yanitlarini bilmek karar surecini ciddi olcude kisaltir.
Duvar rafı konusunda saglikli bir sonuc almanin yolu, uygulamayi asamalara bolmekten gecer. Once zemin ve duvar gibi sabit yuzeyler, ardindan mobilya yerlesimi, en son da tekstil ve aksesuar tamamlanir. Her asama bitiminde geri cekilip mekana butun olarak bakmak, kucuk sapmalari erken fark etmeyi saglar.
Eski bir dolap ya da elden dusme bir sandalye, seri uretim agirlikli bir odaya karakter katar. Duvar rafı ile ilgili arayista bit pazarlari, ikinci el gruplari ve antikacilar surprizli sonuclar verir.
Duvar rafı konusunda mevsimsel gecisler ayni zamanda bakim icin de firsattir. Sezon degisiminde tekstiller yikanir, depolanacaklar ayrilir ve mekan yeniden duzenlenir. Boylece hem gorsel tazelik saglanir hem de esyalarin omru uzar.
Çoğunlukla, duvar rafı ile ilgili duzeni tumuyle degistirmeden mevsime uyum saglamak mumkundur. Kis aylarinda kalin dokulu tekstiller ve sicak isik tonu one cikarken, yaz aylarinda ince kumaslar ve acik renkler ferahlik verir. Bu degisim genellikle birkac parca ile saglanabilir.
Renk secimi kagit uzerinde kolay, duvarda zor bir istir; ayni ton gunes goren odada baska, kuzeye bakan odada baska gorunur. Duvar rafı ile ilgili palet kurarken bir ana renk, bir yardimci ton ve bir vurgu rengi kurali isinizi sadelestirir.
Tablonun merkezi yerden yaklaşık 145 ila 150 santimetre yükseklikte, yani göz hizasında olmalıdır. Koltuk veya konsol üstüne asılan işlerde mobilyanın genişliğinin üçte ikisi kadar bir alan kaplamak dengeli görünür. Birden fazla çerçeve kullanılacaksa aralarındaki boşluğu 5 ila 8 santimetrede sabit tutmak, düzenin derli toplu durmasını sağlar.}
Kural olarak, sehpa takımı kavramı, mekânın genel karakterini belirleyen ve diğer seçimleri yönlendiren bir başlangıç noktası olarak düşünülebilir. Uygulamada önce bu ögeyi merkeze alıp çevresindeki renk, doku ve mobilya kararlarını ona göre şekillendirmek daha tutarlı bir sonuç verir. Tek bir odada birden fazla güçlü ögeyi yarıştırmamak, bütünlüğü korumanın en kolay yoludur.
Genellikle, en yaygın hata ölçü almadan mobilya satın almak ve tüm parçaları duvara yaslamaktır; bu düzen odayı hem boş hem de dağınık gösterir. Halının küçük seçilmesi, perdenin pencere hizasından asılması ve tabloların çok yükseğe yerleştirilmesi de oranları bozar. Alışverişe başlamadan önce basit bir kroki çizmek bu hataların büyük bölümünü önler.
Dar alanlarda ayaklı ve zeminden yükseltilmiş mobilyalar tercih etmek, gözün altta boşluk görmesini sağladığı için mekânı ferahlatır. Depolama alanlarını duvarın yukarısına taşımak, açık raf yerine kapaklı dolap kullanmak ve tek bir büyük ayna ile ışığı çoğaltmak da işe yarayan yöntemlerdir. Çok sayıda küçük obje yerine az sayıda büyük parça kullanmak dağınık görüntüyü önler.
Depolama çözümlerini baştan planlayan evler, yıllar geçtikçe dağınıklığa çok daha az teslim oluyor.